25 Mart 2012 Pazar

ÜÇLERKAYASI KÖYÜNÜN MESİRE YERLERİ


Köyümüzde o kadar çok Mesire yerleri varki!
Aslında saymakla bitmez öyle güzel mesire yerlerimiz varki ilk aklıma gelenler Emre Gölü doğal bir göldür.Oraya piknik yapmaya geldiğinizde hem piknik yapacak hem yakınlarındaki Emre sultan türbesini ziyaret edersiniz,hemde Aslan kayayı hemde Kapıya 1 ve Kapıkaya 2 yi ziyaret edersiniz.Gölcük hem yeşillik hem ağaçlık hemde sıra sıra çeşmeleri bol suyu vardır.oradada gönlünüzce piknik yapıp ilerisindeki kayalıkları mağaraları gezersiniz.oradan da ayrılmak istemezsiniz.Köyümüzün yaklaşık 750 m.ilerisinde sulama göleti vardır orasıda piknik için en uygun yerlerden biridir,gönlünüzce piknik yapıp mevsiminde balık tutubilirsiniz.balıkları çok lezizdir. az ilerisi koru ormanlık mis gibi dağ havası göletin batısında möhür pınarı ve yemişen mıntıkalarında irli ufaklı frig kaya yerleşimleri vardır.buradada gönlünüzce piknik yapıp hem doğa hem tarihi bir anda yaşaya bilirsiniz.Balıkla sulama göletinin az ilerisinde sulama göletimizin suyunu karşılar gelib görmelisiniz.Allah öyle su vermişki etrafı havuz şeklinde çevrili üstü kapalı her iki tarafından insan vucudu genişliğinde suyu akar.içinde balıklar vardır. hangi tarihte ne zaman geldikleri bilinmez balıkla ismini bu balıklardan alır.Suyu çok tatlıdır güzel çayı olur Balıklanın çevresi hem yeşillik hem ağaçlık hem bol su buradan da ayrılmak istemeyeceksiniz. ailecek geilip piknik yapabilirsiniz.bunlar gibi daha pek çok mesire yerlerimiz vardır.köyümüz su bakımından çevre köylere göre çok şanslıdır.Hemen hemen köyümüzün her tarafında çeşmeler mevcuttur.Köyümüzün hayır sever insanlarının eserleridir.Tabiki suyun olduğu yerde hem yeşillik hem ağaçlık oluyor.Köyümüze gelen misafirler memmuniyetle ayrılıyrolar.Köyümüzün insanları çok misafir perverdir. Emrullah ÇELİK




18 Mart 2012 Pazar

Midasım Kulakları Çınlasın


Bilindiği gibi insanlar tarihleriy'le yaşar. İnsan oğlunun geleceğine Tarihi yön verir.bizimde şanlı Tarihimizin yanında bir de bizden önceleri bu topraklarda yasamış kavimler vardır.bunlardan biride Frigler Eşkişehir,Kütahya,Afyonkarahisar bölgelerinde yaşamışlar tabiki Friglerin yaşadığı yerlerden biri de Afyon Üçlerkayası köyüdür.

Tarihin her döneminde cazibe merkezi Anadolu'da bir uygarlık olan 3000 yıllık Frigya, Ertuğrul Algan'ın kalemiyle tanıtılıyor.

Yakın geçmişimiz değil de uzak geçmişimiz hakkında nedense merakımız had safhadadır. Biz insanoğlunun, aynı çağda yaşasak da, Afrika milletleri gibi medeniyetlerin -hala eski zamanı yaşadıkları için- hayatları, yaşantıları ilgimizi çekmiştir. Kimi zaman da bulunduğumuz topraklarda yaşamış ve dünyada sadece belli belirsiz izleri kalmış medeniyetler hakkında bilgi edinmek tutkumuz haline gelmiştir. Bir bakarsınız Spielberg 'Kamçılı Adam' filmiyle izleyicinin merakını kamçılar, ya da bakarsınız ki, İngilizler -başka dertleri olmadığından herhalde- bütün bir millet Nil Nehri'nin kaynağını bulmak için seferber olurlar. Hatta bütün bunlar bir yana, Hz. Muhammed(sas)'in, kendisine verilen peygamberliği insanlara duyurduğunda aldığı ilk tepkilerin, "Bize geçmişte yaşamış kavimlerden haber ver. Bize atalarımızın yaşayışlarını anlat." gibi merak ifadeleri olması da meseleyi 'merak'la açıklamak açısından iyi bir örnek.

Ertuğrul Algan da, Anadolu Üniversitesi'nde Televizyonculuk ve Sinema bölümünde okurken bir sevdaya tutulmuş ve arkeologlar gibi, bulunduğu Eskişehir yöresinde ve oralarda 3 bin sene önce belirgin kalıntılar bırakmış Frig Krallığı'nın izlerinin peşine düşmüş.

Gavur kurşun sıkmamış biz dinamitliyoruz

Algan, kitabı basına tanıtırken Frig kalıntılarının bulunduğu bölgede yaşadığı bir anısını anlattı. Bu anı, Batılıların tarihi kalıntılara verdiği önemi göstermesi açısından hayli ilginç: Kalıntılara yakın bir köyde Kurtuluş Savaşı gazisi ihtiyar, "Biz burada düşmanla harb ederken tarihi kalıntıların arkasına gizlenirdik. O zaman düşman askeri ateş edemezdi, kalıntılara bir şey olur diye..." diyor. Hatta Algan'a göre şimdiki tahrip Kurtuluş Savaşı yıllarından daha fazla. Aslında yukarıda da belirttiğimiz gibi bunun tek sebebi merak (!), başka bir şey değil. Ama bizdeki merak tabii ki tarihi kalıntılara değil: Tarihi eserlerin, özellikle mezarların içinde bulunabilecek altınlara... İnsanlar buralardaki büyük kaya bloklarının içlerinde altın bulmak ümidiyle onları havaya uçurabiliyorlar. Bütün bu olanlar, bölge koruma altında olmasına rağmen yaşanan şeyler.

Frig Krallığı ve Midas

Anadolu İÖ 1200'lü yıllarda, 11. yy'da yaşananın aynısı bir tarihi yaşamış. 11. yy'da Alparslan'dan sonra Türk boylarının Asya'dan göçüne sahne olan Anadolu toprakları, İÖ 1200'lü yıllarda da Trakya'dan Anadolu'ya gelen Avrupa kavimleriyle göçe uğramış. İşte Frigler de bu uluslardan sadece birisi. Yani Frigler de, bizim Karasioğulları, Candaroğulları, Dulkadiroğluları gibi bir kavim. Medeniyetlerini Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar, Seyitgazi dörtgeninde kuran Frig Krallığı'nın en meşhur kralı ise Midas. 'Dağlık' diye anılan bölge turizm açısından tanınmıyor. Bu yüzden buna atıfta bulunan yazar, " Bir arkeoloji çalışması olmak gibi bir amacı bulunmayan bu kitabın gayesi, Anadolu topraklarındaki bu önemli mirası, tarihsel, kültürel ve coğrafi bir perspektif içinde, görsel ağırlığı ön planda tutarak geniş kitlelere sunmaktır." diyor.

Midas'ın kulakları

Midas, Frig kralı olmasından çok hakkındaki efsanevi hikayeyle bilinir. Hikaye şöyledir: Midas'tan, Apollon ile Satyr Marsyas arasındaki müzik yarışmasına hakemlik etmesi istenir. Midas'ın kararıyla yarışmayı kaybeden Apollon çok kızar ve Midas'ın kulaklarını eşek kulağına çevirerek ondan öç alır. Midas kulaklarını bir başlığın altına gizlerse de bu sırrı berber öğrenmiş bulunur. Kralın sırrını kimseye söylemeyeceğine yemin etmesine rağmen kendini tutamaz ve berber gider bunu bir çukurun içine fısıldar. Sonra çukuru doldursa da orada büyüyen sazlar, rüzgar estikçe ıslıksı bir ses çıkararak sırrı yayarlar: "Midas'ın kulakları, eşek kulakları."kaynak:zaman




4 Mart 2012 Pazar

Üçlerkayası Tarihi Mekanları



Üçlerkayası köyü Frig vadisi Frig kaya yerleşimleri Frig vadisi Turizm kuşağı kapsanımda Üçlerkayası köyü birinci derece Turizm merkezi olma yolunda ilerleme kaydediyor.Üçlerkayası köyün'de Frigler'den kalma çok sayıda tarihi kalıntılar görülmeyi ve keşvedilmeyi bekliyor.



Tarihi ve Tarih öncesi çağlara ait Filim çekmek isteyenlerin arayıpta bulamayacağı mekanlar mevcuttur.Arog Cem Yılmazın Filmi Üçlerkayası Köyü yakınlarındaki Döğer kasabasında çekilmiştir.Üçlerkayası köyünde Sinama çekmek için çok güzel mekanlar mevcuttur.Kaya yerleşimleri,Kaya mezar odaları,Tapınaklar,Aslan kaya,Kapı kaya ı.ıı
bu ve benzeri bir çok tarihi kalıntı bulunmaktadır.




Facebook'ta Paylaş
Wep tasarım Emrullah Çelik















emrullah1965@hotmail.com















Powered By Blogger

  ©